bencillik ve çift standart rachel, joey ile ilişki fikrini günlerce kendi kafasında büyüttü, bu hislerin peşinden koştu ve barbados'ta ilk adımları at... Devamını gör..
bencillik ve çift standart rachel, joey ile ilişki fikrini günlerce kendi kafasında büyüttü, bu hislerin peşinden koştu ve barbados'ta ilk adımları atan taraf oldu. joey ise başından beri ross'a olan sadakati ve dostluğu yüzünden tereddüt içindeydi. rachel, joey’yi bu dinamiğin içine çekip duygularıyla oynadıktan sonra, joey ona her dokunduğunda istemsizce ona vurmaya başladı. bu durum, rachel’ın kendi hissettiği suçluluk duygusunu ve karmaşayı joey’ye fiziksel ve duygusal bir yük olarak yansıtmasından başka bir şey değil. hem bir şeyi elde etmek isteyip hem de gerçekleşme anında karşı tarafı bir "tehdit" ya da "itici bir unsur" gibi püskürtmek ciddi bir bencillik. joey gibi nazik, onu gerçekten seven ve o an sadece romantik bir anı paylaşmaya çalışan birine verilen o aşırı sert, fiziksel tepki (tokat atması, elini vurması); karşı tarafı küçük düşüren ve adeta "sen kimsin de bana dokunuyorsun?" alt mesajı veren kibirli bir reflex gibi duruyor. empati yoksunluğu ve kararsızlık joey o sahnede tamamen rachel'ın yönlendirmelerine uyuyordu. rachel ise sanki joey ona zorla yaklaşmaya çalışıyormuş gibi davranarak ortamı abartılı bir komediye çevirdi, ancak arka planda joey'nin gururunu incitti. kendi içindeki ross karmaşasını ve ne istediğini bilmezliğini çözmek yerine, hırsını ve gerginliğini joey'den çıkardı. karşı tarafın hislerine, onun ne kadar tuhaf bir duruma düşürüldüğüne hiç empati göstermedi.
ya ross arkada ışık yok ne zaman başlayacak diye arkasını dönüyor çok saçma mantıksız bir hareket ya iki saniye beklesen olmaz mı yani ross... Devamını gör..
ya ross arkada ışık yok ne zaman başlayacak diye arkasını dönüyor çok saçma mantıksız bir hareket ya iki saniye beklesen olmaz mı yani ross
ya bu rachel hem dizide ka$ar hem gerçek hayatta ka$ar, ilk izlediğimde gözüme fazla takılmıyordu da şimdi ikinci izleyişimde özellikle isminin epstei... Devamını gör..
ya bu rachel hem dizide ka$ar hem gerçek hayatta ka$ar, ilk izlediğimde gözüme fazla takılmıyordu da şimdi ikinci izleyişimde özellikle isminin epstein vakasında geçmesinden sonra iyice nefret ettim ne @#$½! bi karater dizinin bütün eğlencesini kaçırıyo
Bu bölüm gerçekten dizide yazılmış en saçma bölümlerden biriydi. Diziyi birden fazla kez bitirdim ve her seferinde bu kısma gelince sinirleniyorum. Rachel ve Joey çok tatlıydılar evet, ama ya bu ilişkiyi gerçekten yaşamalılardı ya da hiç başlatmamalılardı. Arada bırakılmış gibi kaldı ve dizide verilen en anlamsız kararlardan biri buydu. Bana göre Joey ile Phoebe çok daha uygundu; enerjileri ve uyumları çok daha doğal duruyordu. Bu kadar uzun bir dizide en iyi kalpli karakter her zaman Chandler’dı, ondan sonra da Joey geliyordu. Bazen keşke hikâye Chandler ile Joey’nin dostluğu üzerinden ilerleseydi diye düşünüyorum. Çünkü Ross’un çocuk davranışları ve her şeye alınması, Rachel’ın ne istediğini bilmeyen ergen bir velet gibi olması, Phoebe’nin bazı durumlarda Monica ile Chandler’ın ilişkisini zora sokacak şeyler yapması ya da Chandler’ı aşağılaması, erkekleri aldatmayı doğal görmesi veya Monica’ya “ruh eşin bu” diye adam getirmesi bana göre aşırı rahatsız edici hareketlerdi. Monica’nın Richard’ı tam olarak unutamaması ve Phoebe’ye karşı Chandler’ı savunmaması da bence ayrı bir saçmalık. Açıkçası Chandler dışında kimsenin Monica’yı çekmesi kolay değil gibi geliyor; Chandler ona hep güzel davrandı, hep destek oldu. Buna rağmen Monica’nın “biz sadece ilişki için çaba sarf ettik” demesi eksik kalıyor. Çünkü Chandler onu hiçbir zaman eksik görmedi, ama Monica onun eksiklerini bildiği halde bunu yeterince dengeleyen bir yaklaşım göstermedi gibi hissettiriyor. Dizide hiçbir zaman şu da söylenmedi: Chandler’ın kendini sürekli aşağı görmesinin sebebi sadece kendi iç dünyası değil, belki de partnerinden yeterince değer gördüğünü hissedememesiydi. Belki Monica da ona iyi bir partner olduğunu daha fazla hissettirmeliydi. Sanırım bu yüzden kendimi en çok Chandler’a yakın hissediyorum.
rachel, joey ile ilişki fikrini günlerce kendi kafasında büyüttü, bu hislerin peşinden koştu ve barbados'ta ilk adımları atan taraf oldu. joey ise başından beri ross'a olan sadakati ve dostluğu yüzünden tereddüt içindeydi. rachel, joey’yi bu dinamiğin içine çekip duygularıyla oynadıktan sonra, joey ona her dokunduğunda istemsizce ona vurmaya başladı. bu durum, rachel’ın kendi hissettiği suçluluk duygusunu ve karmaşayı joey’ye fiziksel ve duygusal bir yük olarak yansıtmasından başka bir şey değil. hem bir şeyi elde etmek isteyip hem de gerçekleşme anında karşı tarafı bir "tehdit" ya da "itici bir unsur" gibi püskürtmek ciddi bir bencillik.
joey gibi nazik, onu gerçekten seven ve o an sadece romantik bir anı paylaşmaya çalışan birine verilen o aşırı sert, fiziksel tepki (tokat atması, elini vurması); karşı tarafı küçük düşüren ve adeta "sen kimsin de bana dokunuyorsun?" alt mesajı veren kibirli bir reflex gibi duruyor.
empati yoksunluğu ve kararsızlık
joey o sahnede tamamen rachel'ın yönlendirmelerine uyuyordu. rachel ise sanki joey ona zorla yaklaşmaya çalışıyormuş gibi davranarak ortamı abartılı bir komediye çevirdi, ancak arka planda joey'nin gururunu incitti. kendi içindeki ross karmaşasını ve ne istediğini bilmezliğini çözmek yerine, hırsını ve gerginliğini joey'den çıkardı. karşı tarafın hislerine, onun ne kadar tuhaf bir duruma düşürüldüğüne hiç empati göstermedi.
Rachel ve Joey çok tatlıydılar evet, ama ya bu ilişkiyi gerçekten yaşamalılardı ya da hiç başlatmamalılardı. Arada bırakılmış gibi kaldı ve dizide verilen en anlamsız kararlardan biri buydu. Bana göre Joey ile Phoebe çok daha uygundu; enerjileri ve uyumları çok daha doğal duruyordu.
Bu kadar uzun bir dizide en iyi kalpli karakter her zaman Chandler’dı, ondan sonra da Joey geliyordu. Bazen keşke hikâye Chandler ile Joey’nin dostluğu üzerinden ilerleseydi diye düşünüyorum. Çünkü Ross’un çocuk davranışları ve her şeye alınması, Rachel’ın ne istediğini bilmeyen ergen bir velet gibi olması, Phoebe’nin bazı durumlarda Monica ile Chandler’ın ilişkisini zora sokacak şeyler yapması ya da Chandler’ı aşağılaması, erkekleri aldatmayı doğal görmesi veya Monica’ya “ruh eşin bu” diye adam getirmesi bana göre aşırı rahatsız edici hareketlerdi.
Monica’nın Richard’ı tam olarak unutamaması ve Phoebe’ye karşı Chandler’ı savunmaması da bence ayrı bir saçmalık. Açıkçası Chandler dışında kimsenin Monica’yı çekmesi kolay değil gibi geliyor; Chandler ona hep güzel davrandı, hep destek oldu. Buna rağmen Monica’nın “biz sadece ilişki için çaba sarf ettik” demesi eksik kalıyor. Çünkü Chandler onu hiçbir zaman eksik görmedi, ama Monica onun eksiklerini bildiği halde bunu yeterince dengeleyen bir yaklaşım göstermedi gibi hissettiriyor.
Dizide hiçbir zaman şu da söylenmedi: Chandler’ın kendini sürekli aşağı görmesinin sebebi sadece kendi iç dünyası değil, belki de partnerinden yeterince değer gördüğünü hissedememesiydi. Belki Monica da ona iyi bir partner olduğunu daha fazla hissettirmeliydi.
Sanırım bu yüzden kendimi en çok Chandler’a yakın hissediyorum.